Yüksek Kan Basıncında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yüksek Kan Basıncında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kategori:  Hipertansiyon

Yüksek Kan Basıncında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hipertansiyon, kan basıncının yükselmesi ile seyreden ve birlikte pekçok metaboşik ve yapısal bozukluğun bulunabildiği bir hastalıktır. Bu bozukluklar arasında şeker hastalığına kadar gidebilen şeker metabolizması bozuklukları, yüksek yağ ve kolesterol seviyeleri, şişmanlık, böbrek fonksiyon bozuklukları ve damarlardaki yapısal bozukluklar bulunur. Hipertansiyon ve bu bozuklukların birlikteliği sonuçta damar sertliğinden kalp krizlerine, böbrek bozukluklarından inmeye kadar pek çok hastalık riskini de birlikte getirir.

Buna göre, hipertansiyonlu kişilerde kan basıncı normal olanlara oranla koroner arter hastalığı gelişme riski iki kat, inme riski ise sekiz kat artmaktadır.Ortalama arter kan basıncındaki her 10 mmHg yükselme, kalb damar hastalığı ile ilgili riski % 40 oranında artırmaktadır. İşte bu nedenle, hipertansiyon tedavisinde amaç yalnızca kan basıncını düşürmek değil, hipertansiyona bağlı olarak gelişen organ hasarlarını da azaltmak ve önlemek olmalıdır. Bu amaçla ve mevcut bilgiler ışığında özellikle hedef organ hasarı veya bilinen başka kardiyovasküler risk faktörleri bulunan kişilerde diyastolik basıncının 85 mmHg ve üzerinde, genel grupta ise 90 mmHg ve üzerinde olması durumunda tedavi komplikasyonlardan korunmak için gerekli kabul edilmektedir. Bunlara ilaveten, ilaç dışı tedaviye 3-6 ay devam edilmesine rağmen sistolik basıncın 140-160 mmHg üzerinde, diyastolik basıncın 90-95 mmHg üzerinde bulunması, kan basıncı 140/90 mmHg ve üzerinde olup hedef organ hasarı bulunması, ve aynı değerlerde kardiyovasküler risk faktörlerinin beraber bulunması durumunda ilaç dışı tedaviye devam etmek yanında ilaç tedavisine başlanması uygun olacaktır.

Tedaviye Direnç Sebepleri

1) Hastanın tedaviye uyumsuzluğu
2) Yetersiz ilaç rejimi
    a) İlaç dozunun yetersizliği
    b) Birbirini olumsuz etkileyen ilaç seçimi
    c) İlaç etkisini azaltan diğer uygulamalar (kortikosteroidler, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, antidepresanlar, dekonjestanlar, aşırı alkol ve kafein alımı, doğum kontrol ilaçları, siklosporin, kokain ve amfetaminler gibi)
3) Hacim yüklenmesine yol açan durumlar
    a) Yüksek sodyum alınması
    b) İlacın yarattığı refleks volüm artışı
4) Şişmanlık ve hızlı kilo artışı.
5) Herhangi bir nedene bağlı sekonder hipertansiyon (renovasküler hipertansiyon, böbrek hastalığı, feokromositoma, primer aldosteronizm, Cushing Sendromu, aort koarktasyonu, tiroid hastalıkları, hiperkalsemi, uyku-apne sendromu vb.)


Hastanın Tedaviye Uyumunu Azaltan Faktörler
1) Hasta ve hastalığın özellikleri
    a) Hastalığın asemptomatik olabilmesi
    b) Kronik seyirli olması
    c) Hastalığın tedavi edilmeyip ancak baskılanması
    d) İlacı bırakmanın etkilerinin hemen görülmemesi
    e) Sosyal ve psikiyatrik problemler
2) Tedavinin özellikleri
    a) Tedavinin uzun süreli olması
    b) Rejimin karmaşık olması
    c) İlaçların pahalı olması
    d) İlaçların yan etkisi
    e) Doktor randevularının zamanlanmasında sorunların varlığı
    f) Doktorda uzun süre beklenmesi


Hastanın Tedaviye Uyumunu Artırmak İçin Neler Yapılabilir?
1) Hastanın hastalık ve tedavi konusunda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi
2) Hasta ile temasın devamı için aktif çaba gösterilmesi
3) Hasta takibinin maliyetini azaltmak ve işlemleri basitleştirmek (gereken asgari tetkiklerin yapılması, ilaç dışı ve maliyeti fazla olmayan tedavi yöntemlerinin birlikte mutlaka uygulanması, evde kan basıncı ölçümlerinin teşvik edilmesi)
4) Hastaya uygun bir tedavi programının izlenmesi
5) Hasta uyumuna ait işaretlerin izlenmesi, sorundan haberdar olunması
6) Yan etkilerin izlenmesi, hastanın bu konuda bilinçlendirilmesi ve korunması.


İlaç Tedavisi Konusunda Hastaya Anlatılması Gereken Başlıca Prensipler
1) Hipertansiyon tedavisi yaşam boyu sürer.
2) İlaç tedavisinin kesilmesi ya da uygun kan basıncı düşüşü sağlayan tedavinin azaltılması kan basıncının yeniden yükselmesine yol açar.
3) İlaç tedavisine herhangi bir nedenle ara verilmemelidir.
4) İlaç tedavisinin yemeklerle etkileşmesi söz konusu değildir. Bu nedenle ilaçlar yemekten önce, yemek sırasında veya yemekten sonra alınabilir.
5) İlaçların etkisi genellikle birkaç gün içinde görülmeye başlanır ve bir hafta ile bir ay arası bir dönemde optimal etkiye ulaşılır. Bu nedenle tedavinin yararlarına karar vermek için acele edilmemelidir.
6) Tedavinin düzenli bir şekilde sürdürülmesi gerekmektedir. Kan basıncında zaman zaman görülebilecek geçici yükselmeler nedeniyle tedavinin dozunun doktorun bilgisi dışında değiştirilmesi veya başka bir ilaç alınması yönüne gidilmemelidir.

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan

0
Yorum
Yorum Ekleyebilmek için Üye Girişi yapmanız veya Üye Olmanız Gerekmektedir