Tansiyon (Kan Basıncı) Ölçülmesi

Tansiyon (Kan Basıncı) Ölçülmesi

Kategori:  Hipertansiyon

Tansiyon (Kan Basıncı) Ölçülmesi

Hipertansiyon gibi erişkin toplumun % 25 ila % 30’unda bulunan ve kalp krizinden inmeye kadar çok çeşitli sorunlara yol açan bir hastalık söz konusuysa, insanların çoğunun bu sorunla ilgilenmesi normaldir. Toplumun dörtte biri ile üçte biri arasında bir kesimini ilgilendiren bir hastalık söz konusu olduğunda, bu hemen hemen her ailede bir ya da daha fazla tansiyonu yüksek insan var demektir. Bu nedenle, evde tansiyon (kan basıncı) ölçümüne olan ilgi fazladır.

Kan basıncı ölçümünün tarihçesi 18. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. İlk defa 1714 Stephen Hales tarafından atların şah damarı içine uzun (~3 metre) bir kamış sokularak ölçülen kan basıncı (Şekil 2), gerçek anlamda değerlendirmeye ancak 1896 yılında Riva Rocci tarafından tanımlanan indirekt ölçüm yönteminin kullanıma girmesi ile kavuşmuştur. Halen standard kan basınç ölçüm yöntemi Riva Rocci tarafından tanımlanan indirekt sfigmomanometre yöntemidir.

Kan basıncı direkt veya indirekt olmak üzere 2 yöntemle ölçülebilir:

Direkt yöntemde ölçüm atardamar içine kateter yerleştirilerek yapılır. Kateter içi sıvı dolu bir boru sistemi ile ölçüm cihazına iletilerek basınç saptanır ve monitörde görüntülenebilir. Bu yöntem hastaların sürekli gözlenmesinin gerekli olduğu birim ve durumlarda (anjiografi laboratuvarı, yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler gibi) uygulanır.

İndirekt yöntem ise hastaların günlük hayatta kan basınçlarını ölçmede kullanılan metodtur. Kan basıncı ölçümü sfigmomanometre denilen tansiyon aletleri ile indirekt olarak ölçülmektedir. Sfigmomanometreler, hava pompalamaya yarayan lastikten yapılmış bir puvar, puvarın boyun kısmında bir kontrol musluğu, değişik boyutlarda olabilen bir manşon, havayı ileten lastik tüpler ve bir manometreden oluşmuştur. Ölçüm, manşon içindeki hava basıncının atardamar içindeki kan basıncı ile karşılaştırılması prensibine dayanır. Yüksek basınçla şişirilen manşon ile kemik arasında sıkışan atardamardan geçen kanın oluşturduğu girdaplanmanın yarattığı sesler (Korotkoff sesleri) değerlendirilerek kan basıncı bulunur (Şekil 3). Korotkoff seslerinin ilk duyulduğu basınç seviyesi sistolik basınç (ya da büyük tansiyon) olarak adlandırılır, seslerin tümüyle kaybolduğu basınç seviyesi de diastolik basıncı (ya da küçük tansiyon) belirler.

Şekil 2- Stephen Hales tarafından bir atın kan basıncının direkt yöntemle ölçülmesi

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan

0
Yorum
Yorum Ekleyebilmek için Üye Girişi yapmanız veya Üye Olmanız Gerekmektedir