Kadın Kalbine Hanımeli - Hipertansiyonda Kadın Eli

Kan Basıncınızı Ölçtürdünüz Mü?

×
Hipertansiyonda Konu ve Yorum - HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

KALSİYUM KANAL BLOKERLERİNİN ETKİLERİ VE SINIFLANDIRILMASI

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Bu ilaçlar, damar düz kası ve miyokard hücre membranında adrenerjik (a1, b1) ve angiotensin II tip 1 reseptörlerin uyarılması ile çalışan, voltaja bağımlı L-Tipi yavaş kalsiyum kanallarını inhibe ederler. Kalsiyum kanal blokerlerinin düz kas hücresindeki etkisi, venöz yatağa göre arteriyel duvarda çok daha fazladır. Meydana gelen arteriyel dilatasyon sonucu periferik direncin azalması, kalsiyum kanal blokerlerinin başlıca antihipertansif etki mekanizmalarıdır....

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan
Ziyaret Sayısı: 3214

             Devamını Oku...

KALSİYUM KANAL BLOKERLERİNİN KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Kalsiyum Kanal Blokerleri (KKB), yaklaşık son 40 yıldır klinik kullanım alanında bulunan, yapısal ve farmakolojik olarak, birbirinden farklı üç sınıf (fenilalkilaminler, benzotiayzepinler ve dihidropiridinler) ilaçtan oluşmaktadırlar. Bu farklı sınıflardaki KKB’lerin ortak farmakolojik etki mekanizması, L-tipi kanalları bloke ederek hücre içine Ca++ girişini azaltmaktır. Bu ilaçların bölgesel dolaşıma, sinus düğümüne, atriyoventriküler ileti sistemine ve miyokardiuma etkileri değişiktir. Bu nedenle, KKB’lerin klinik uygulamada endikasyonları, kontrendikasyonları, yan etkileri ve diğer ilaçlarla etkileşimleri de birbirinden farklıdır....

Yazar: Prof. Dr. Francesco Fici
Ziyaret Sayısı: 8412

             Devamını Oku...

KALSİYUM KANAL BLOKERLERİNİN SEREBRAL VE RENAL ETKİLERİ

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Kalsiyum kanal blokerlerinin serebral etkileri: Kalsiyum kanal blokerleri hipertansiyonlu hastalarda inme sıklığını diğer antihipertansif ilaçlardan daha fazla azaltırlar. Kalsiyum kanal blokerleri vazodilatör etkileriyle akut serebrovasküler olaylara, özellikle de subaraknoid kanamaya sekonder vazospazmı azaltırlar. Ancak bu endikasyon sadece parenteral nimodipin için onaylanmıştır....

Yazar: Prof. Dr. Francesco Fici
Ziyaret Sayısı: 1232

             Devamını Oku...

KOMBİNASYONDA KALSİYUM KANAL BLOKERLERİ

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Geçen yüzyılın son dekadlarında kalsiyum kanal blokerleri hakkında yapılan yayınlar, bu ilaçlara olan ilgiyi ve kullanımlarını oldukça azaltmış, fakat bu görüşlerin pek çok araştırıcı tarafından çürütülmesi sonucu, bu grup ilaçların kullanımları son zamanlarda daha da artmıştır. Kalsiyum kanal blokerlerinin hipertansiyon tedavisi için kullanılmalarının yanı sıra, koroner hastalıklarında da kullanılması tedavide kullanım alanını arttırmaktadır....

Yazar: Prof. Dr. İstemi Nalbantgil
Ziyaret Sayısı: 6808

             Devamını Oku...

DÖRDÜNCÜ KUŞAK DİHİDROPİRİDİNLER VE LERKANİDİPİN

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Lerkanidipinin de içinde bulunduğu 4. kuşak kalsiyum kanal blokerleri, yağda yüksek oranda çözülme, kısa plazma yarı ömrü, uzun reseptör yarı ömrü ve bunların sonucunda da uzun etki süresine sahip ilaçlardır. Bu ilaçlar, L tipi kalsiyum kanallarından kalsiyumun vasküler düz kas hücreleri içine girişini engelleyerek sistemik vazodilatasyon yaparlar. Lerkanidipin yağda yüksek oranda çözülme yeteneği sonucunda hidrofobik hücre duvarına daha iyi penetre olur ve burada uzun süre kalarak uzun bir etki süresi sağlar, bu özelliği de günde bir kez uygulamaya olanak tanır....

Yazar: Prof. Dr. Francesco Fici
Ziyaret Sayısı: 3200

             Devamını Oku...

KOMBİNASYON TEDAVİSİNİN ANAHATLARI

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Kombinasyon tedavisi; daha iyi kan basıncı kontrolü, daha iyi hedef organ koruyucu etki, ilaçlar için düşük yan etki profili ve daha iyi hasta ve doktor kompliansı elde etmek için gereklidir.Hipertansiyon patogenezinde farklı birçok mekanizma rol oynadığı için etki mekanizmaları farklı birden çok ilacın kombinasyonu kullanılır. Hedef kan basıncına ulaşmak, monoterapi ile %40-50 hastada, kombinasyon tedavisi ile >%70 hastada sağlanmaktadır....

Yazar: Prof. Dr. Nail Çağlar
Ziyaret Sayısı: 941

             Devamını Oku...

DİÜRETİKLERLE KOMBİNASYON

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Diüretikler, kombinasyonda en sık kullanılan ilaç grubudur. Eğer ikili kombinasyonda kullanılmamışsa, kan basıncında yeterli bir azalma sağlanamamışsa veya üçüncü bir ilaca gereksinim duyuluyorsa, bu ilacın kesinlikle diüretik olması gerektiği genellikle kabul edilen görüştür. Seçilecek diüretiğin uzun etkili olması gerekir, bu nedenle furosemid gibi tiyazid grubu diüretikler tercih edilirler....

Yazar: Prof. Dr. İstemi Nalbantgil
Ziyaret Sayısı: 2206

             Devamını Oku...

KALSİYUM KANAL BLOKERLERİYLE KOMBİNASYON

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Zamanımızda kalsiyum kanal blokerleri ile ACE inhibitörleri veya ARB’lerin kombinasyonundan çok olumlu sonuçlar alınmıştır. Bu kombinasyonda ACE inhibitörleri veya ARB’ler hem dihidropiridin hem de non dihidropiridin ilaç grupları ile kombine edilebilirler. Bu kombinasyon ile hipertansiyona bağlı sol ventrikül hipertrofisinin geriletilmesi monoterapiye göre çok daha etkili olmaktadır. Ayrıca, bu tip kombinasyonlar diabetik nefropatiye bağlı hipertansiyon olgularında da monoterapiye göre daha etkilidir. Bu kombinasyonu yapan iki ilaç grubunun etki mekanizmaları farklıdır, ACE inhibitörleri daha çok yüksek renin seviyelerinde daha etkili iken, kalsiyum kanal blokerleri düşük renin seviyelerinde daha etkili olurlar. Dolayısı ile kombinasyon tedavisi her iki durumda da etkili olur. Ayrıca, kalsiyum kanal blokerlerine bağlı refleks taşikardi ve ödem bu kombinasyon sonucu azalır....

Yazar: Prof. Dr. Nail Çağlar
Ziyaret Sayısı: 1433

             Devamını Oku...

SABİT DOZ KOMBİNASYON VEYA SERBEST KOMBİNASYON SEÇİM KARARI

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Hipertansiyon tedavisinde kombinasyon tedavisinin yararı, gerekirse bazı hipertansiyon tiplerinin başlangıç döneminde dahi tatbik edilebileceği şekilde geniş kabul görmüştür. Bu nedenle, pek çok sabit doz kombinasyonları ortaya çıkmıştır. Kombine formlar genellikle ikili, nadiren de daha fazla ilaçtan oluşurlar. Bu formlar daha önce monoterapide denenmiş ilaç kombinasyonlarını içerirler ve kullanılmalarındaki kolaylık, hekim hasta ilişkisinin kısıtlı bir zamana sığdırıldığı ortamlarda, örneğin pek çok hastanın kısa bir zaman dilimi içinde bakıldığı poliklinik ortamlarında yararlıdır. Bu tip kombinasyonların avantajları ayrıca şöyle sıralanabilir:...

Yazar: Prof. Dr. İstemi Nalbantgil
Ziyaret Sayısı: 1181

             Devamını Oku...

İKİDEN FAZLA İLAÇLI KOMBİNASYON

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Yüksek kan basıncını normal seviyelere indirmek için monoterapinin pek çok olguda yetersiz olduğu, buna bağlı olarak da monoterapide kullanılan ilacın dozunu artırmaktan ziyade kombinasyon tedavisinin uygulanmasının uygun olacağı genel kanaat olarak kabul edilmektedir. Kombine tedavi denilince doğal olarak, öncelikle iki ilacın kombinasyonu akla gelmektedir. Fakat bazı hastalarda pek çok kez ikili kombinasyon yetmemekte, ilave olarak tedaviye üçüncü veya daha fazla ilacın eklenmesi gerekmektedir. Yapılan kapsamlı çalışmalarda, istenilen kan basıncına ulaşmak için kullanılan ilaçların sayısı ortalama, UKPDS çalışmasında 2.6; ABCD çalışmasında 2.8; MDRD çalışmasında 3.6; HOT çalışmasında 3.3; AASK çalışmasında 3.8 olarak bulunmuştur. Doğal olarak, verilen bu rakamlar ortalama değerlerdir ve bazı hastalarda bu rakam 5’lere çıkmaktadır....

Yazar: Prof. Dr. İstemi Nalbantgil
Ziyaret Sayısı: 950

             Devamını Oku...

HİPERTANSIYONDA TEDAVİ BAŞARISIZLIĞI VE NEDENLERİ

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Hipertansiyonun çok yaygın bir durum olmasına ve etkili ilaçlar geliştirilmesine rağmen, yeterince tedavi edilebildiğini söylemek zordur. Yapılan büyük çaplı araştırmalarda, gösterilen tedavi hedeflerine, kılavuzların önerilerine ve ilaç sanayindeki gelişmelere rağmen hipertansiyon tedavisinde erişilen değerler halen beklentilerin altındadır ve tüm dünyada hipertansif hastaların pek çoğunun kan basıncının kontrolsüz olduğu söylenebilir. Bu istatistikler, hipertansiyon tedavisindeki “yarılar kuralının” doğruluğunu göstermektedir. Buna göre, hipertansif hastaların ancak yarısına tanı konulmakta, tanı konulanların ancak yarısına tedavi uygulanmakta ve tedavi alan hastaların da ancak yarısında kan basınçları kontrol altında tutulabilmektedir...

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan
Ziyaret Sayısı: 914

             Devamını Oku...

TEDAVİ UYUMU KAVRAMI

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Hipertansiyon tedavisinde başarı pek çok faktörle ilişkilidir. Kan basıncı kontrolü tedavi sırasındaki farmakolojik yanıt dışında yan etkiler, tolerabilite, tedavi maliyeti, hastalığa ilişkin toplumsal inançlar, uygunsuzluk, üretkenlik kaybı, daha önceki tedavi başarısızlıkları, yaşam kalitesi, laboratuvar masrafları gibi faktörler de rol oynar. Bu nedenle, başarısız hipertansiyon tedavisinde uyumsuzluk kararı verilmeden önce bu faktörlerin tümü gözden geçirilmelidir....

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan
Ziyaret Sayısı: 997

             Devamını Oku...

HİPERTANSİYONDA TEDAVİ UYUMSUZLUĞUNUN NEDENLERİ

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Hipertansiyonda tedavi uyumsuzluğuna yol açan nedenler aşağıda görülmektedir. Bu nedenlerin çok önemli bir kısmı yetersiz hasta-hekim ilişkisi sonucudur. Yan etkiler, özellikle de öksürük ve pretibial ödem gibi masum olsa da semptomatik olan yan etkiler bir başka önemli uyumsuzluk nedenidir. İlginç olarak, bazen ilacın kendi doğal etkisi bile uyumsuzluk nedeni olabilir. Buna örnek olarak, diüretiklerin yol açtığı artmış diürezin hastanın sosyal hayatını etkilemesi verilebilir. Buna karşılık, fiyat nadiren uyumsuzluk nedeni olur, çünkü hastaların önemli bir bölümünde ilaç hastanın sosyal güvenlik kuruluşu tarafından karşılanır....

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan
Ziyaret Sayısı: 1008

             Devamını Oku...

HİPERTANSİYONDA TEDAVİ UYUMSUZLUĞUNUN SONUÇLARI

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Kronik asemptomatik klinik tablolarda, tedavinin yararları kanıtlanmış olmasına rağmen genellikle tedaviye devam oranları düşüktür. Hipertansiyonda uyum konusuyla ilgili çalışmalar, tedaviye başlandıktan 1 yıl sonra hastaların yarısının ilacı almayı kestiklerini ve tedaviyi kesen hastalarda ölüm veya ilk kardiyovasküler hospitalizasyonda %63’lük bir artış ve yıllık tıbbi masraflarda da %74’lük bir artış olduğunu göstermiştir. Bu durumun pek çok nedeni vardır, ancak ilaçların niteliğinin bu olaydaki etkisi fazla değildir....

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan
Ziyaret Sayısı: 963

             Devamını Oku...

HİPERTANSİYON TEDAVİSİNDE UYUMU ARTIRMA

Kategori: HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Hipertansiyonda tedavi uyumsuzluğuna yol açan nedenlerin çok önemli bir kısmı yetersiz hasta-hekim ilişkisinin sonucudur. Hipertansiyon tedavisinin yaşam boyu sürmesi nedeniyle, hekimin hasta ile sağlıklı ve sürekli iletişim halinde olması gerekir. Hastaya hastalığın önemi, riskleri ve prognozu anlatılmalı; tedavinin hedefleri, yararları, riskleri ve yan etkileri konusunda yeterli bilgi sunulmalıdır. Tedaviye uyumu arttırmanın en iyi yollarından biri, tedavi yaklaşımlarında hastanın aktif katılımının sağlanmasıdır. Hastanın ev koşullarında kan basıncını ölçmesi ve izlemesi ve aile fertlerinin de hastayla birlikte tedavi, takip ve diyet programına katılması tedavide başarıyı arttıracaktır....

Yazar: Prof. Dr. Nevrez Koylan
Ziyaret Sayısı: 976

             Devamını Oku...